Ucuz Sepetlerin Sonu: Faturayı Yine Vatandaş mı Ödüyor?
Son aylarda milyonlarca insanın telefonundaki Temu uygulamasında gördüğü o renkli sepetler, yerini gümrük duvarlarına ve iptal edilen siparişlere bıraktı. Olay basit bir gümrük mevzuatı değişikliği gibi sunulsa da, arka planda dar gelirlinin alım gücü ile iç piyasanın korumacılık refleksi arasındaki derin uçurum yatıyor.
Sipariş Yağmuru ve Yerli Lobinin Refleksi
Doğrudan Çin’deki fabrikadan kapıya ürün getiren sistem, Türkiye’de hızla taban buldu. Neden mi? Çünkü aynı tişört, mutfak gereci veya küçük elektronik alet iç pazarda üç, bazen beş katı fiyata satılıyordu.
Vatandaş enflasyon karşısında nefes alacak bir kapı bulmuşken, iç pazardaki üretici ve ithalatçı birliklerinden beklenen ses yükseldi: "Haksız rekabet var, batıyoruz."
Hükümet gecikmedi:
150 Euro olan hızlı kargo limiti önce 30 Euro’ya çekildi.
AB dışı ülkelerden gelen ürünlere uygulanan gümrük vergisi fahiş oranda artırıldı.
Sonuç? Vergiye rağmen yine içeriden daha ucuza gelen ürünler için operasyonel zemin kalmadı ve platform fiilen sınır ötesi perakendeyi kısmak zorunda kaldı.
Korunan Sanayi mi, Şımartılan Fahiş Fiyatlar mı?
Yerli üreticiyi ve istihdamı korumak her devletin meşru görevidir; ancak tüketiciyi tamamen alternatifsiz bırakmak başka bir sonuç doğurur. Dış rekabet baskısı ortadan kalktığında, yerli piyasadaki fiyatların düşmesini beklemek hayalciliktir.
Sabit maaşla ay sonunu getirmeye çalışan geniş halk kitleleri, kalitesi tartışmalı yerli veya ithal ürünlere "fahiş etiketler" ödemeye mahkûm ediliyor. Korumacılık, üreticiye verimlilik ve adil fiyat getirmek yerine sadece pazar tekelini koruma konforu sağlıyor.
Sandığa Yansıyan Cüzdan Yangını
Siyasetin değişmez kuralı nettir: Halk en çok cebine dokunan kararları hatırlar. Temel tüketim mallarında ucuza erişimi kesip vatandaşı pahalılığa teslim eden politikalar, tabanda ciddi bir hoşnutsuzluk biriktiriyor.
Seçmenin talebini görmezden gelip dar bir üretici kesiminin lobisine göre hareket etmek, sandık günü geldiğinde ekonomi yönetimleri için telafisi zor faturalar çıkarabilir. Çünkü günün sonunda asıl korunması gereken güç, bizzat tüketicinin kendisidir.