Ayşe’nin dijital dünyayla tanışması, hayatının henüz ilk gecesinde başladı.

Kazım Yıldırım •

Ayşe’nin dijital dünyayla tanışması, hayatının henüz ilk gecesinde başladı. Hastaneden eve geldikleri o ilk gece susmak bilmeyen bir ağlama krizine girdiğinde, babası onu sakinleştirmek için her yolu denemiş ama nafile kalmıştı. Tam o sırada sokaktaki camiden yükselen ezan sesi odaya doldu ve küçük kız bir anda susup gözlerini kırpıştırarak derin bir uykuya daldı. Babası bu mucizevi dinginliği fark edince, çareyi telefonuna bir ezan kaydı indirmekte buldu. O andan itibaren Ayşe, beşiğinin başucundaki küçük bir ekrandan yükselen seslerle uyumayı öğrendi.

Günler ayları, aylar yılları kovaladı ve Ayşe üç yaşına bastı. Babası, kızının çağı yakalamasını ve akıllı cihazları erkenden çözmesini istiyordu. Dahası, Ayşe vaktinin büyük bir kısmını anneannesi ile dedesinin yanında geçiriyor, hatta çoğu zaman onların evinde kalıyordu. Yaşlı çift teknolojiden pek anlamadığı için eve ulaşmanın en pratik yolu küçük Ayşe’ye bir telefon almaktı. Artık dedesinin evine ulaşmak isteyen herkes üç yaşındaki bu küçük kızı arıyor, Ayşe minik parmaklarıyla aramaları yanıtlayıp telefonu dedesine uzatıyordu.

Okul çağı geldiğinde hayatına bir de tablet eklendi. Çevresindekiler, sabahtan akşama kadar ekranla iç içe büyüyen bir çocuğun dikkatini toparlayamayacağını, derslerden kopacağını düşünüyordu. Oysa Ayşe herkesi şaşırttı. Ekranlar onun için bir tembellik aracı değil, adeta zihnini açan bir pencere haline gelmişti. İlkokula başladığı günden itibaren her dönemi takdir belgesiyle kapattı. Yaz tatilleri geldiğinde ise ne ekranın esiri oldu ne de gerçek hayattan koptu; bir yandan spor salonlarında ter dökerken diğer yandan Kur’an kursuna devam etti ve her iki alanı da başarıyla tamamladı.

Bugün 11 yaşına basan Ayşe, masasında tableti ve telefonu eksik olmayan, son derece uysal, zeki ve ne yaptığını bilen bir kız çocuğu. Doğduğu günden beri dijital bir dünyanın tam ortasında büyümesine rağmen gösterdiği bu denge ve başarı, teknolojinin bir canavar mı yoksa doğru zihinlerde parlayan bir kılavuz mu olduğu sorusunu herkese yeniden sorduruyor.