Kanın, Petrolün ve İktidar Hırsının Karanlık Ortaklığı: İnsanlığın Vicdanında Mahkûm Olan Savaş Çığırtkanlığı

Kanın, Petrolün ve İktidar Hırsının Karanlık Ortaklığı: İnsanlığın Vicdanında Mahkûm Olan Savaş Çığırtkanlığı

Katya Anelli •

## Kanın, Petrolün ve İktidar Hırsının Karanlık Ortaklığı: İnsanlığın Vicdanında Mahkûm Olan Savaş Çığırtkanlığı

Küresel sermayenin, kanlı pazarlık masalarının ve tükenmek bilmeyen iktidar hırsının insanlığa ödettiği bedel, tarihin en karanlık ve en acımasız dönemlerinden birini yaşatıyor. Yalnızca bir coğrafyayı değil, tüm insanlığın ortak vicdanını hedef alan bu yıkım düzeni; arkasındaki emperyalist akıl, halkların haklarını hiçe sayan kibirli zihniyet ve krizlerden beslenen odaklarla birlikte derinleşiyor. Ortadoğu’yu büyük bir alev topuna çeviren politikalar, bu zihniyetin en somut ve en acı tablosunu gözler önüne seriyor.

Benjamin Netanyahu ve Donald Trump ekseninde şekillenen bu siyaset tarzı, barışı, uzlaşıyı ve diplomasiyi tamamen dışlayarak şiddeti tırmandırmayı birincil iktidar aracı haline getirmiştir. İnsan hayatını, çocukların geleceğini, masum sivillerin yaşam hakkını ve asırlık kültürlerin mirasını yok sayan bu anlayış, yalnızca bölgesel bir felaket olmakla kalmayıp tüm dünyanın güvenliğini ve geleceğini tehlikeye atan pervasız bir kumaraya dönüşmüştür.

## Şiddetin ve Savaş Çığırtkanlığının Gölgesinde İnsanlık Krizi

Savaşın bilinçli olarak körüklenmesi, diplomatik bütün kanalların tıkanması ve sürekli olarak yeni çatışma alanlarının yaratılması, halkların sırtına yüklenen acıları her geçen gün katlamaktadır. Şiddet tırmandıkça milyonlarca masum insan evini terk etmek, göç yollarında can vermek ya da yıkıntılar arasında hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda kalmaktadır.

Bu tablonun mimarları, kendi dar siyasi ömürlerini uzatmak, kişisel yargılanmalardan kaçmak veya iktidar alanlarını tahkim etmek adına tüm bir coğrafyayı ateşe vermekten en ufak bir rahatsızlık duymamaktadır. Halkların barış, kardeşlik ve refah içinde bir arada yaşama iradesi, bu çıkarcı ve kumpasçı siyasetin acımasızca harcandığı bir kurban masasına yatırılmaktadır.

## Kanlı Senaryonun Görünmeyen Yüzü: Petrol, Çıkar ve Küresel Piyasalar

Bu yıkım politikasının arkasındaki ekonomik motivasyonlar ve küresel çıkarlar da en az siyasi hırslar kadar kirli ve karanlıktır. Çatışma ve kaos ortamı, enerji hatlarını, arz güvenliğini ve küresel piyasaları doğrudan manipüle etmek için birer kaldıraç olarak kullanılmaktadır. Savaş tehditleri ve sürekli kılınan belirsizlikler üzerinden tırmandırılan

petrol fiyatları

, küresel akaryakıt, lojistik ve enerji maliyetlerini doğrudan tetiklemektedir.

Bu durum, dünyanın dört bir yanında yaşayan dar gelirli halkların ve çalışan sınıfların cebine doğrudan el uzatılması anlamına gelmektedir. Birileri cephe arkasında silah tüccarlığı ve enerji rantı üzerinden servetine servet katarken, sıradan vatandaşlar derinleşen enflasyon, hayat pahalılığı ve ekonomik krizlerin altında ezilmektedir. Savaşın faturası her zaman olduğu gibi ezilenlere kesilirken, krizden beslenen tüccarlar sahnede gülümsemeye devam etmektedir.

## Çıkış Yolu: Vicdanın ve Direnişin Sesini Yükseltmek

Bu karanlık tablo karşısında sessiz kalmak, bu zulüm düzenine ortak olmak demektir. Halkların ortak geleceğini, barış dolu yarınlarını ve adil bir dünya özlemini savunan herkesin; emperyalist hırslara, savaş baronlarına ve insanlık dışı politikalara karşı sesini daha gür çıkarması gerekmektedir. Adaletin, eşitliğin ve barışın sesini yükseltmek, bu yıkım düzenine karşı durmanın tek ve kaçınılmaz yoludur.