Turistı "Yolunacak Kaz" Gören Zihniyet: Turizmde Esnaf Terörü ve Kısa Vadeli Rant Vurgunu

Turistı "Yolunacak Kaz" Gören Zihniyet: Turizmde Esnaf Terörü ve Kısa Vadeli Rant Vurgunu

Kazım Yıldırım •

## Turistı "Yolunacak Kaz" Gören Zihniyet: Turizmde Esnaf Terörü ve Kısa Vadeli Rant Vurgunu

Türkiye turizminin en acı, en utanç verici ve bir o kadar da göz ardı edilen gerçeği, turisti misafir olarak değil, "bir defalık yolunacak kaz" olarak gören o ilkel esnaf zihniyetidir. Ege ve Akdeniz’in en gözde tatil beldelerinde, yaz sezonunun açılmasıyla birlikte başlayan bu ahlaksız vurgun düzeni, ülkenin uluslararası imajına vurulan en büyük darbedir.

Bir ülkenin turizm elçisi olması gereken esnafın, üç kuruş fazla kazanmak uğruna misafirleri dolandırmayı marifet sayması, geleceğimizi kendi ellerimizle kararttığımızın en net kanıtıdır.

## "Nasıl Olsa Bir Daha Gelmeyecek" Mantığı ve Vurgun Düzeni

Bu düzenin temelinde yatan hastalıklı felsefe son derece basittir: "Nasıl olsa bir daha buraya gelmeyecek, ne kopartırsak kâr."

Bu zihniyetle hareket eden bazı işletmeler; menüde farklı, kasada bambaşka fiyatlar yazan adisyon oyunları, turistlerin dil bilmemesinden faydalanarak yapılan fahiş tarife bindirmeleri ve kalitesiz ürünleri astronomik rakamlara satma hırsıyla hareket eder. Bir bardak çayın, bir lahmacunun ya da sıradan bir yemeğin, dünya başkentlerinin en lüks restoranlarındaki fiyatları bile geride bırakacak şekilde faturalandırılması esnaflık değil, açıkça soygundur.

Yabancı turist parasını euro veya dolarla ödüyor diye onu "yürüyen cüzdan" olarak görmek, bu ülkenin misafirperverlik kültürüyle ve ahlaki değerleriyle tamamen taban tabana zıt bir durumdur.

## Güvenlik Duvarının Yıkılması ve Ülke İmajının Zedelenmesi

Turizm sadece deniz, kum ve otel değildir; turizm en başta güven ve huzur işidir. Tatil için Türkiye’yi tercih eden bir insan, sokakta yürürken, bir kafede otururken ya da taksiye binerken "acaba yine kazıklanacak mıyım?" korkusu yaşıyorsa, o turizm bitmiş demektir.

Bugün yabancı forumlarda, sosyal medya platformlarında ve seyahat rehberlerinde Türkiye’deki bu dolandırıcılık vakaları üstüne basıla basıla anlatılıyor. İnsanlar birbirlerini "Sakın şuraya gitmeyin, hesabınızı mutlaka kontrol edin, sizi dolandırırlar" diye uyarıyorlar. Yıllar boyunca yapılan uluslararası tanıtım kampanyalarının, milyonlarca dolarlık bütçelerin sebep olduğu olumlu algı, sahildeki üçkağıtçı esnafın iki dakikalık kurnazlığıyla yerle bir oluyor.

## Yerli Turiste Uygulanan Çifte Standart ve "Yerli Kazık"

İşin en acı ve trajikomik boyutu ise sadece yabancı turistlerin değil, kendi insanımızın da bu vurgun düzeninin kurbanı olmasıdır. Kendi ülkesinde tatil yapmak, kendi denizine girmek isteyen yerli turist, esnaf tarafından adeta düşman gibi görülüyor.

"Yabancı turist döviz getiriyor, yerli turist laftan anlamıyor" ya da "Zaten bizim insanımız kerizdir" algısıyla yerli turiste uygulanan çifte standart, fiyat tarifelerinin ikiye katlanması ve gösterilen kaba muamele kabul edilemez. Kendi vatanında yabancılaşan, tatil yapmanın lüks değil bir ceza haline geldiği milyonlarca insan, artık yurt dışında tatil yapmanın daha ucuz ve huzurlu olduğunu hesaplar hale geldi. Bu durum, sosyal dokumuzu da derinden zedelemektedir.

## Sonuç: Denetimsizlik ve Cezasızlık Kültürü

Bu ahlaksızlığın bu kadar büyümesinin en büyük sebebi denetimsizlik ve cezasızlık kültürüdür. Zabıta ekiplerinin, ilgili bakanlıkların ve yerel yönetimlerin üç maymunu oynaması, "turizm sezonu" kisvesi altında her türlü cürmün meşrulaştırılmasına göz yumması bu çarkı besliyor. Fahiş fiyatlara ve haksız kazanca karşı caydırıcı cezalar uygulanmadığı sürece bu zihniyet ıslah olmaz.

Türkiye turizmi, bir avuç açgözlü esnafın günübirlik vurgunlarına kurban edilemeyecek kadar büyük ve değerlidir. Bu düzen böyle gidemez. Eğer bu ahlaki çürüklüğe "dur" denilmezse, kazandığımızı sandığımız üç kuruşluk haram paralar, gelecekte tüm turizm sektörünün batmasına ve ülkenin adının lekelenmesine sebep olacaktır. Gerçek bir turizm ülkesi olmak istiyorsak, önce bu kirli zihniyetten ve vicdansız esnafprofilinden kurtulmak zorundayız.